Hazırlayan: Vet. Hek. İlker Kudret SARIYER
MAKALE YAZIMI
( Tıp
Araştırmalarında Bilimsel Verilerin Değerlendirilmesi ve Sunumu )
Bir bilimsel çalışma ve deney sonuçları ne kadar göz
kamaştırıcı olursa olsun, bu sonuçlar yayınlanıncaya kadar tamamlanmış
sayılmaz. Bir bilim adamının yeteneği, zekası ve sempatikliği kadar bilimsel
makaleleri ile değerlendirilir.
Bilimsel makaleler, bilimsel prensiplere ve etik kurallarına uygun olarak yapılan ve bilgisel formlarda yazılarak basılan çalışmalardır. Bir tıbbi bilimsel çalışma, öngörülen bir hipotez çerçevesinde yeterli gözlem ve deneye dayanılarak sonuca ulaştırılıp yazı haline getirilip yayınlanırsa “TIBBİ MAKALE” olarak adlandırılır.
Makale
yazımı bilimsel bir çalışmanın en son basamağını oluşturur. Makale elbette ki
yapılan çalışmanın tamamı ile ilgilidir. Başarılı ve etkin bir makale
yazılabilmesi için başlangıçta en gerekli olan nokta, çalışmanın
kurgulanmasının iyi yapılmasıdır. Çalışma ile ilgili olarak sorun, sonuca
ulaşmak için izlenecek yollar, umulanlar ve ilgili faydalar hakkında kişinin kafasında
belli bir taslak oluşturduktan sonra yola çıkması gerekir. Başarılı bir makale
yazabilmek için yapılacak olan çalışmanın aşağıda ki gibi düzenlenmesi gerekir.
Bir Tıbbi Çalışmanın Kurgulanması Şöyledir.
1. Konunun seçimi
2. Ön taslağın yapılması – planlama
3. Çalışma bibliyografisinin hazırlanması
4. Eldeki veriler ile çalışmanın ana hatlarının belirlenmesi
5. Çalışma protokolünün yapılması
6. Çalışmaya başlama ve sonlandırma
7. Yazım, redaksion ve basım
Böğle bir çalışmanın planlaması yapılırken şu sorular
sorulmalıdır
1. Akla gelen fikir veya soru değerlimidir?
2. Pratik midir?
3. Yeterli zaman ayrılmış mıdır?
4. Bu çalışma veya benzeri bir
çalışma daha önce yapılmış mıdır?
5. Ne gibi bir sonuca ulaşılması
umulmaktadır?
6. Konu hakkında çalışma
arkadaşları ne düşünmektedirler?
7. İstatistik desteği gerekmekte
midir?
Bu aşamalardan sonra çalışmaya başlandığında en sık
karşılaşılan şu yanlışlardan kaçınılmalıdır.
1.
Denek
sayısının yetersizliği
2.
Kontrol
grubunun yokluğu veya uygunsuzluğu
3.
Çalışma
dışı bırakılanların bildirilmemesi
4.
Yanlış
yorumlama
5.
Yanlış
istatistik kullanma
Bütün
bu esasları göz önüne alarak planladığımız ve başlattığımız araştırma nihayet
sonlandı. Artık araştırmamızı ve sonuçlarını tanımlayacağımız ve yayınlanması
için bir dergiye göndereceğimiz makaleyi hazırlama zamanı geldi. Araştırma
nasıl tanımlanacak? Derlediğimiz verilerden neleri bildireceğiz? Makalede
veriler nasıl düzenlenecek? Bu soruların
ve daha birçoğunun yanıtlanması gerekiyor. Verilecek kararlar, editörün
makaleyi nasıl göreceğini ve yayınlanmaya değer bulup bulmadığı konusundaki
görüşünü de etkileyecektir. Daha da önemlisi okuyucuların araştırmayı nasıl
değerlendireceğidir. Ürünümüz ve yeni araştırmalarımız için destek alabilme
şansımız kısmen araştırmamızın bir dergideki makalede nasıl sunulduğuna
bağlıdır.
Herhangi bir türdeki tıbbi iletişimdeki bilgilerin,
De BAKEY tarafından ortaya konan şu 4 noktayı içermesi gerekir.
1.
Yeni Olmak: Özgün fikirlerin ve materyallerin tıbba katkıları çok
fazladır. Yenilikler laboratuvar
ve klinik deneyimlerden çıkabileceği gibi, tamamen rasgele olarak da
belirebilir.
2.
Gerçek Olmak :
Tıbbi bilgilerin doğru olmaları gerekir. Bilgilerin toplandığı ve
sunulduğu her aşamada doğruluk testi yapılmış olmalıdır.
3.
Önemli Olmak :
Bir yazı ve ya çalışmanın önemini saptamak zor ve soyut bir olaydır.
Yazar ve eleştirmenin kişisel deneyimlerine bağlı olarak görüşler farklı
olabilir.
4.
Anlaşılır Olmak :
yazı anlaşılamıyorsa tıbba herhangi bir katkısı olamaz. Yazıda verilmek
istenen mesaj en az kelime ile ve en basit biçimde verilmelidir. Abartılı ve
süslü yazıların tıpta yeri yoktur. Tıbbi yazı açık, direkt ve doğru olmalıdır.
MAKALE YAZIM BİÇİMİ VE DİL
Her
derginin kendi yazım gelenekleri vardır. Bu geleneklerin üç amacı vardır.
1.
Yanlış
olan kelimeleri, yapıları ve noktalamaları çıkarmak,
2.
Aslında
yanlış olmayan ancak anlaşılır olmayan eski dildeki, uygunsuz kelime ve
cümleleri değiştirmek,
3.
Son
olarak da bir şeyi açıklamak için birden fazla yöntem varsa tercih edilen
versiyonu sunmak.
Anadili İngilizce olan bilim
adamları da kendi düşüncelerini açıklarken zorluk çekebilirler ki, İngilizce
yayın yapmak zorunda olan bir çok yazarın anadili İngilizce değildir ve onlarda
fikirlerini açıkça ve tam olarak açıklamakta zorlanabilirler. Bu utanılacak bir
durum değildir; bu bilim adamları, biyokimyacı, mikrobiyolog, anatomist,
cerrah, pediatrist, dahiliyeci v.s. olmak için yetiştirilmişlerdir, dil bilimci
olmak için değil. Geleneksel yazım biçiminin uygulanması, yazıda açıklık ve
bütünlük yaratmak için harcanan çabayı azaltacağı için bilim adamlarına büyük
kolaylık sağlar. Ayrıca okuyucuya da yazıda tutarlılık sağladığı için yardımcı
olacaktır. Her makalenin mümkün olduğunca insan tarafından okunması son derece
önemlidir. Okunmamış bir yazı kaynak olarak gösterilmemiş bir yazıdır. Yazarın,
editörün, hakemin zamanı ve yayıncının parasını boşa harcamasıdır. Eğer bir
yazı anlaşılır ve de açık değil ise o yazı okunmaz. Yazımda İngilizce dilinin
iyi kullanım kuralları en iyi ORWELL tarafından tanımlanmıştır.
1.
Hiçbir
zaman bir metafor, benzer kelimelerin kullanıldığı ya da başka bir konuşma
şeklini yazımda kullanmayınız.
2.
Kısa bir kelime varsa hiçbir zaman uzun olan
karşılığını kullanmayınız.
3.
Daha
kısa bir tanımlama için bir kelimenin kullanılması mümkün ise her zaman o
kelimeyi kullanmayınız.
4.
“
Aktif “ olarak tanımlanabilecekler
hiçbir zaman “ pasif “ olarak ( mışlı geçmiş gibi ) tanımlanmamalıdır.
5.
Kendi
dilinizde yazabileceğiniz terimler yerine hiçbir zaman yabancı terimler
kullanmayınız.
6.
Kötü
bir şey söyleyeceğinize daha önce belirtilen kurallardan birini ihlal ediniz.
ARAŞTIRMA BİLDİRİLERİNİN YAPISI
Araştırma bildirilerinin yapısı, en yaygın biçimde
”IMRAD” kısaltması ile tanımlanır.
I -
M - R -
A - D
![]()
![]()
![]()
![]()
![]()
Intraduction
Methods Results And Discussion
( Giriş )
( Metotlar) ( Sonuçlar) ( Ve ) ( Tartışma )
“IMRAD” bir zamanlar The New England Journal of
Medicine ‘ nin editörü olan Franz Ingelfinger tarafından yaygınlaştırılan bir
kısaltmadır. Ancak basitliği açısından çekici olan bu tanım, makalede ki
geleneksel biçimler ve o bölümlerin hangi yerlerine nelerin yerleştirileceği
konusunda yazara fazla yardımcı olamaz.
TIBBİ MAKALE YAZIM
AŞAMALARI
![]()
![]()
A-YAZIMDAN ÖNCE B-TIBBİ
YAZININ BİÇİMİ
1.
Hazırlık
Aşaması 1. Başlık
2.
Verilerin
toplanması 2. Yazarların adları
3.
Derginin
seçimi 3. Giriş ( Intraduction )
4.
Makalenin
yazarlarının belirtilmesi 4. Gereç ve yöntem ( Materials and Methods )
5.
Etik
kurallar 5. Bulgular ( Results )
6. Tartışma
( Discussion )
7. Özet ve
sonuç
8. Abstrakt
9. Appendiks
10. Kaynaklar
( References )
A-
YAZIMDAN ÖNCE
1.
Hazırlık Aşamaları:
·
İlk basamak literatürün gözden
geçirilmesidir. Daha önceden neler yapılmıştır? Bu çalışmalar nasıl
yapılmıştır? Bu çalışmaların yazarları kimlerdir? Önerilen çalışmalar
gereklimidir? Kaynaklar gözden geçirilerek ilgili makaleler toplanmalıdır. Bazı
araştırıcılar, çalışmaya başlamadan önce kısa bir literatür taraması yaparlar,
yazıyı yazarken daha geniş bir tarama yapmayı düşünürler. Bu bir hatadır.
Çünkü, önemli makaleler gözden kaçabilir veya daha da önemlisi şu anda yapmış
oldukları çalışmanın daha önceden yapılmış olduğunun farkına varabilirler. Daha
işin başında iken kapsamlı bir literatür taramasının yapılması zorunludur.
Tıbbi bilgileri toplamanın çeşitli yolları vardır. Bunlar içinde en yaygın
olarak kullanılan, ABD’deki National Library of Medicine nın kayıtlarının
taranmasıdır. Bu amaçla İndex Medikus ve Medline taramaları yapılabilir.
·
İkinci basamak ise yapılması istenen
araştırmanın giriş ve tartışma bölümlerini de kapsayan bir taslak
hazırlamaktır. Olası sonuçları önceden bilmek ve en iyi şekilde nasıl
sunulacağını tasarlamak gerekir. Gerekli olan şekil ve grafikler, önceden
tasarlanmalı ve çalışma süresince yeterli veri ve materyalin toplandığından
emin olunmalıdır. Tüm çalışma bittikten sonra geriye dönüp, kayıp bilgileri
yeniden elde etmeye çalışmak cesaret kırıcı, bazen de olanaksız olabilir.
2.
Verilerin Toplanması:
·
Veriler
toplanırken ayrı ayrı formlara kaydedilmelidirler. Kısa ve basit kayıt formları
analizi hızlandırır.
·
Her
kişi veya çalışma ünitesi için ayrı bir kayıt tutulmalıdır. Gerekli olandan
daha fazla veri toplanması önerilir. Veriler sınıflandırıldıktan sonra
bilgisayar yardımı ile değerlendirilir.
·
Orijinal
kayıt formları dosyalanarak saklanır. İleride ham veriye gerek duyulduğunda
tekrar kullanılabilir.
·
Veri
girişi ve analiz konularında istatikçi yardımı alınabilir.
3.
Derginin Seçimi:
Makale yazıya dökülmeden önce
dergi seçimi yapılmalıdır. İlk seçilen derginin yazıyı yayınlamama ihtimali
düşünülerek ikinci bir dergi daha belirlenmelidir.
Dergi seçimi önemli bir karardır.
Dergi seçiminde bazı önemli noktalar göz önünde tutulmalıdır.
·
Bu
yazı ile ulaşılmak istenenler veya yazının kimlerin ilgisini çekmesini
ummaktasınız? Pratisyenler, cerrahlar, biyokimyacılar, genetikçiler mi? Yoksa
daha geniş bir kitle mi?
·
Yazınız
derginin istediği nitelikte mi?
·
Seçilen
dergi yazınızla benzer nitelikleri olan yazıları ne sıklıkla yayınlıyor?
·
Derginin
sirkülasyon ve sitasyon derecesi nedir?
·
Derginin
makaleyi aldıktan sonra yayınlamasına kadar geçen süre ne kadardır?
·
Derginin
yazıları reddetme hızı ne kadardır?
·
Editör
ve eleştirmenlerinin tutumu yapıcı ve olumlu mudur?
Yazıya
başlamadan önce dergideki yazarlara bilgi veren bölüm gözden geçirilmelidir. bu
bölümde yazının, yazıdaki şekil ve resimlerin nasıl düzenlenmesi gerektiği,
yazının kabulü için neler yapılması gerektiği konularında bilgiler
verilmektedir. Ayrıca derginin biçimi hakkında bilgi sahibi olabilmek için,
derginin son sayılarının gözden geçirilmesinde büyük fayda vardır.
·
Yazılar
ne kadar uzunluktadır?
·
En
çok kimin yazısı yayınlanmıştır?
·
Kaç
kaynaktan yararlanılmıştır?
·
Kaç
tane şekil ve resim kullanılmıştır?
·
Editörün
seçimini belirleyen tipik özellikler belirginmidir? gibi sorulara cevap
aranmalıdır.
4.
Makalenin Yazarlarının
Belirtilmesi:
·
Çalışmanın
yapılmasında ve yazının ortaya çıkmasında emeği geçen herkesin adlarının yazıya
konması gerekir. Bunun aksi etik olmayan bir davranıştır. İlk yazar her zaman
çalışmaya en fazla katkısı olan kişidir. Diğer kişiler ise görüş ve fikirleri
ile araştırmayı zenginleştiren veya veri toplanmasında emeği olan kişiler
olmalıdır. Salt idaraci konumunda olmasından dolayı veya arkadaş hatırı için
yazıya isim konulmamalıdır.
5.
Etik Kurallar:
·
DÜRÜSTLÜK:
Verilerin değiştirilmesi veya veriler üzerinde oynanması er veya geç ortaya
çıkacaktır ve çalışma geçersiz olacaktır. Veriler her ne olursa olsun dürüstçe
sunulmalı ve hiçbir zaman aldatma gibi bir tutuma girilmemelidir.
·
DEĞER
VERME : Yazıda sözü edilen görüşler eğer bir başkasına ait ise bu durum yazıda
belirtilmelidir.
·
DİĞER
ETİK KURALLAR: Yazı aynı anda tek bir
dergiye gönderilmelidir. Çalışmanın bir bölümü daha öncesinde yayınlanmış ise
bu daha önceden belirtilmelidir.
TIBBİ YAZININ BİÇİMİ
1.
Başlık:
·
İyi
bir başlık okuyucunun dikkatini çeker ve yazıyı okunur kılar
·
Başlık
ayrıca indeksleme ve kaynak olarak gösterim için de temel oluşturduğundan dikkat
ve özen ile seçilmeli ve yazının veya çalışmanın içeriğini tam olarak
yansıtmalıdır.
·
En
etkili başlıklar 10 kelimeden aşağı olan başlıklardır.
·
Başlık
bir etiket gibi düşünülmeli ve gereksiz kelimeler; pilot çalışma raporu veya
değerlendirilmesi gibi kullanılmamalıdır. Bu tür ayrıntılar, yazı içersinde
veya giriş bölümünde kullanılabilir.
·
Başlık
olabildiğince özel olmalıdır. Çok genel anlamda yazılmış olan bir başlık,
çalışmanın içeriğini vurgulamaktan uzak kalabilir.
·
Başlık
kağıdın üst kısmına ve ortaya gelecek şekilde yazılmalıdır. Eğer bir satırdan
uzun olacaksa çift aralıkla yazılmalıdır.
2.
Yazarların Adları:
·
Yazarın
adı başlığın hemen altına yazılır. Eğer birden fazla yazar var ise öncelikli
olarak çalışmaya en fazla katkısı olan kişi yazılmalıdır.
·
Kağıdın
alt kısmına ise iletişim kurulacak olan yazarın adı, adresi, telefon ve fax
numaraları ve mail adresi yazılmalıdır.
3.
Giriş:
·
İyi
bir giriş bölümü yazının “niçin” yazıldığı sorusuna cevap verir ve olaya ilgiyi çeker. Giriş
bölümü çalışmanın kapsamını ve amacını içermeli ve okuyucuya gerekli olan
bilgileri vermelidir. Giriş bölümü çalışmanın karmaşıklığı ve türüne göre
birkaç cümle ve 1 – 2 sayfa uzunluğunda olabilir. Çalışmayı daha iyi vurgulamak
için giriş bölümü kuvvetli bir cümle ile başlamalıdır. ( Örn. Aşırı çalışan
insanlar, koroner arter hastalığı nedeni ile daha mı erken ölüyorlar? )
·
Daha
sonra olgunun tarihsel gelişimi, şu ana kadar yapılan çalışmalar anlatılmalı ve
kendi çalışmanıza temel hazırlanmalıdır.
·
Bu
çalışmanın niçin yapıldığı açıklanmalı ve kullanılan terimler belirtilmelidir.
·
Giriş
bölümü şimdiki zamanda yazılmalıdır.
4.
Gereç ve Yöntem (
Materials and Methods ) :
·
Bu
bölüm yazının “nasıl“ “ne” sorularını yanıtlar. Çalışmanın
nasıl yapıldığını açıklayan bu bölüm geniş zamanda yazılmalıdır.
·
Veri
kaynakları, çalışma düzeni, analiz tipi bu bölümde belirtilmelidir.
·
Başkalarının,
çalışmanın geçerliliği hakkında karar verebilmeleri ve gerekirse
tekrarlayabilmeleri için çalışma hakkında gerekli bilgi bu bölümde
verilmelidir.
·
Yöntem
iyi düzenlenmiş ise bu bölüm kısa yazılmalıdır. Eğer yöntem tartışmalı ise bu
bölümde daha fazla ayrıntıya girilebilir.
5.
Bulgular ( Results ) :
·
Bu
bölümde hiçbir yorumda bulunulmadan bulguların açıklanması gerekir.
·
Okuyucuların
ilgisini en çok çeken bölüm olduğu için bu bölüm yazının “ KALBİ” niteliğindedir.
·
Temel
olgu verileri en etkili ve en iyi şekilde sunmaktır. Tablo ve şekiller veri
sunumuna açıklık ve etkinlik getirir.
·
Bu
bölüm geniş zamanda yazılmalıdır.
·
Şekiller ve
tablolar:
Şekiller, grafikleri, resimleri ve fotoğrafları içerir ve bulgular bölümünde
kullanılır. Şekillerin basımları daha pahalı olduğu için kullanılan her şeklin
geçerli bir kullanım edeninin olması gerekir. Klinik bir fotoğraf veya
radyograf bir olguyu, metin içersinde yazılandan daha belirgin olarak ortaya
koyabilir. Böğlece makaleye olan ilgi artar. Grafikler ve çizelgeler,
ilişkileri daha açık şekilde ortaya koyarlar.
Tablolar
ile veri sunumu daha etkin bir şekilde gerçekleşir. Tablo ve grafikler ile
sunulan veriler, yazı içersinde ayrıntıya kaçmadan özetlenmelidir. Verileri
grafikler ile sunmanın bir çok yolu vardır. En etkili ve basit olanı
seçilmelidir. Şekillerin hazırlanması ve büyüklüğü konusunda derginin yazarlara
bilgiler bölümü dikkatlice okunmalıdır. Şekillerin alt yazıları kısa ve açıklayıcı
bilgi vermelidir. Hasta fotoğrafları kullanılıyorsa, hastanın kimliği
gizlenmeli, yüzler tanınmayacak şekilde fotoğraflar hazırlanmalıdır.
6.
Tartışma ( Discussion )
:
·
Bu
bölümde “ o halde ne olacak? “ sorusunun cevabı verilir.
·
Bulguların
yorumu nedir? Bu bulgular ilgili konuda ki bilgilere ne gibi katkılarda
bulunacaktır? Bunların bilimsel veya klinik kullanımları nasıl olacaktır?
Soruları bu bölümde cevaplanmalıdır.
·
Bu
bölümde bulguların yorumu yapılarak kuramın geliştirilmesi gerekir. Böyle bir
tartışma, okuyucunun konu ile ilgili olarak daha ileri araştırmalar yapmasına
olanak sağlar.
·
Tartışma
bölümü şimdiki zamanda yazılmalıdır. Çünkü makalenin bulguları artık birer
gerçektir.
7.
Özet ve Sonuç:
·
Bu
çeşit bir sonlandırmanın yerine artık abstrakt kullanılmaktadır. Ama bir dergi
böğle bir bölümün olmasını öngörüyor ise, çalışmanın ana kuramını ve
bulgularını özetleyen bir yazı
yazılması ve gerekiyorsa önerilerde bulunulması gerekir.
8.
Abstrakt:
·
Bu
gün pek çok dergi abstrakt istemektedir. Bu bölüm aslında bir özettir. Amaç
okuyucunun ilgisini çekmektir. Bu bölüm pek çok kişi tarafından makalenin en
çok okunan bölümüdür o nedenle özenle yazılmalıdır.
·
Tüm
yazı bitirilip kabul edilmeye hazır bir duruma getirildikten sonra abstrakt
yazılmalıdır.
·
Abstraktlar
çeşitli şekillerde olabilirler. 1. Deskriptif Abstraktlar: Yazının konusu ile
basit bir şekilde ilgilidir. Bulgular sıralanır ve sonuç yazılır. Bu çeşit
abstraktların değeri azdır ve genellikle kabul görmezler. 2. Yoğunlaştırılarak
Kısaltılmış Abstraktlar: Verilerin ve sonuçların kısaltılmış biçimini
içerirler. Daha ayrıntılıdırlar ama daha fazla yer kaplarlar. 3. Sonuç
Abstraktları: Özet olarak çalışmanın bulguların klinikle uygunluğunu gösterir.
Bu çeşit abstraktlarda belgesellik yoktur. Ancak abstrakt için ayrılan yer
sınırlı ise ve çalışma karmaşık ise bu biçimi kullanmak uygun olur.
·
Abstraktta;
amaç, yöntem, bulgular ve çalışmanın anlamı açıklanmalıdır. Az sayıda kelime
ile istenilenlerin anlatılabilmesi için, abstraktın tekrar tekrar yazılması
gerekebilir.
·
Abstrakt
geçmiş zamanda yazılmalıdır.
·
Kısalık, açıklık ve etkinlik sağlamak için
kısa cümleler ve etken fiiller kullanılmalıdır.
·
Abstraktın
uzunluğu dergiye göre değişmekle birlikte genellikle 100 -
200 kelime arasında olmalıdır.
9.
Appendiks :
·
Uzun
ve karmaşık bir yazı için appendiks bölümü gerekebilir. Bu bölümde okuyucuya
çok gerekli olmayan bazı bilgiler, örneğin istatistik yöntemlerinin ayrıntısı,
analiz yöntemleri, yöntem ve gereçle ilgili özel teknik bilgiler verilebilir.
10. Kaynaklar ( References ) :
·
Bilimsel
bir yazıda kaynak bölümü mutlaka gereklidir. Kaynaklar, okuyucuya, yazarın
bilgisini değerlendirmede, yazının
geçerliliğinin saptanmasında yardımcı olduğu gibi, konu ile ilgili ileri
araştırmalarda da yol gösterici olur.
·
Her
derginin kaynak listesinin uzunluğu ile ilgiliayrı bir tutumu vardır. Ayrıca
yazının kompleks oluşu ve konu ile ilgili olarak daha önce yapılmış olan
araştırmaların sayısı da kaynak listesinin uzunluğunu etkiler.
·
Kaynakları
dikkatli seçmek ve çalışmaya gerçekten katkısı olanları seçmek gerekir.
·
Çok
bilinen bilgileri ve araştırma yöntemlerini kaynak olarak göstermek gerekmez.
·
Kaynak
listesi aşağıdaki maddelere giren makaleleri kapsamalıdır. Sıralama öncelik
sırasına göre yapılmıştır.
-
Görüş
ve tekniğin kökeni ile ilgili makaleler,
-
Çalışmanın
kökenini oluşturan tekniği ve yöntemleri geçerli kılan makaleler,
-
Okuyucuya
konu ile ilgili daha ileri araştırmalar yapmaya olanak sağlayan, çalışma ile
ilgili en son makaleler,
-
Klasik
makaleler,
-
Geriye
kalan önemli makaleler,
-
İlgili
diğer makaleler.
* Kaynakların nasıl
gösterilecekleri, derginin yazarlara bilgiler bölümünde anlatılmaktadır. *
Kaynakların derginin istediği biçimde gösterilmesi esastır.
Üniversitelerin
temel işlevlerinden biri hiç şüpesiz araştırma faliyetleri ile yeni bilgi üreterek
ve bilime uluslar arası düzeyde katkı yapmaktır. Bu nedenle üniversitelerde
araştırma faaliyetlerinin değerlendirilmesinde göz önüne alınması gereken temel
çıktılar, “lisansüstü öğrenci sayıları” ve
uluslar arası düzeydeki bilimsel dergilerde yayınlanan “makale sayıları”
‘dır.
Ülkelerin bilimsel
ve teknolojik gelişmişliğini ölçmek için kullanılan çeşitli göstergelerden
biri, Science Citation Index ( SCI), Social Citation Index ( SSCI) ve Arts and
Humanities Citation Index (AHCI) gibi uluslararası atıf endekslerinde
yayımlanan makale sayılarıdır. Uluslar arası düzeyde kabul gören hakemli
bilimsel dergileri kapsayan bu endekslerden en ciddi olduğu kabul edilen
Science Citation Index’de 1999 yılında Dünya toplamı olarak 861.400 makale yer
almıştır. Bu makaleler içersinde Türkiye kaynaklı makalelerin sayıları sadece
4,491 adet olup Dünyadaki payı ne yazık ki % 0,521 ‘dir.
Nüfus, askeri güç
gibi diğer kriterler açısından dünya sıralamasında daha üst sırada bulunan
Türkiye’nin makale sayısına göre sahip olduğu yer ise yirmibeşinciliktir.
Türkiye ile Avrupa
Birliği ve aday ülkelerin bilimsel yayın sayıları itibarı ile karşılaştırılması
aşağıdaki tabloda verilmiştir.
Tablo 1. Türkiye ile AB ve aday ülkelerin bilimsel yayın sayıları
itibariyle karşılaştırılması.
|
AB Ülkeleri |
1998 |
1999 |
AB’ye Aday Ülkeler |
1998 |
1999 |
|
Almanya |
64,184 |
63,063 |
TÜRKİYE |
3,901 |
4,491 |
|
İngiltere |
59,643 |
61,213 |
Macaristan |
3,711 |
3,759 |
|
Fransa |
45,571 |
45,484 |
Çek Cum. |
3,612 |
3,546 |
|
İtalya |
30,936 |
31,186 |
Slovakya |
1,599 |
1,396 |
|
İspanya |
19,796 |
20,927 |
Bulgaristan |
1,385 |
1,379 |
|
Hollanda |
18,581 |
18,573 |
Slovenya |
892 |
992 |
|
İsveç |
14,197 |
14,480 |
Estonya |
468 |
490 |
|
Belçika |
9,557 |
9,889 |
Latvia |
303 |
296 |
|
Danimarka |
7,706 |
7,782 |
|
||
|
Finlandiya |
6,461 |
6,933 |
|
||
|
Avusturya |
6,620 |
6,989 |
|
||
|
Yunanistan |
4,015 |
4,140 |
|
||
|
Portekiz |
2,349 |
2,850 |
|
||
|
İrlanda |
2,559 |
2,546 |
|
||
|
Lüksemburg |
87 |
70 |
|
||
Yukarıdaki tabloyu
incelerken ülkelerin sahip oldukları nüfuslarıda göz önüne almak gerekir.
Örneğin nüfusu Türkiye’ nin yaklaşık altıda biri olan Yunanistan kaynaklı
makale sayısı hemen hemen Türkiye ile aynıdır.
Yukarıda yer alan
verileri ülkelerin sahip oldukları nüfusları da dikkate alarak yeniden
düzenlediğimizde ne yazık ki ülkemizin en son sırada yer aldığını görmekteyiz.
Tablo 2. Türkiye ile AB aday ülkelerin bilimsel yayın sayılarının
nüfusa oranları itibarıyla karşılaştırılması
|
AB Ülkeleri |
Kişi / Makale Sayısı 1999 |
AB’ye aday ülkeler |
Kişi /Makale 1999 |
|
İsveç |
613 |
Slovenya |
2,162 |
|
Danimarka |
677 |
Macaristan |
2,691 |
|
Finlandiya |
743 |
Çek Cum. |
2,900 |
|
Hollanda |
844 |
Estonya |
2,943 |
|
İngiltere |
958 |
Slovakya |
3,851 |
|
Avusturya |
1,165 |
Bulgaristan |
6,045 |
|
Fransa |
1,290 |
Latvia |
8,189 |
|
Almanya |
1,302 |
TÜRKİYE |
14,357 |
|
Belçika |
1,303 |
|
|
|
İrlanda |
1,446 |
||
|
İtalya |
1,839 |
||
|
İspanya |
1,893 |
||
|
Yunanistan |
2,560 |
||
|
Portekiz |
3,463 |
||
|
Lüksemburg |
6,028 |
||
1999 yılında SCI da
yayınlanan 4,491 makalenin sektörel dağılımı şöyledir.
Devlet
Üniversiteleri..................%81
Vakıf
Üniversiteleri....................%6,5
Kamu
Kuruluşları.....................%10,5
Özel
Sektör................................% 2
Buradan görüldüğü
gibi üniversite kaynaklı makalelerin oranı %87,25’tir. Yani 3.390 adet makale
1999 yılı itibarıyla Türkiye de mevcut 74 üniversitelerde görev yapan 63,900
öğretim elemanı, okuyan 1,420,000 öğrencinin dünyaya sunabildiği toplam
makaledir.
Bu veriler, toplumsal
kültür ve eğitim sistemimizde araştırmaya verdiğimiz değeri göstermesi ve ülke
olarak dünyada ki seviyemizi yansıtması bakımından önem arz etmektedir.
Bir milyon nüfus
başına düşen Ar-Ge personeli sayısı Türkiye’de 396’dır. Bu sayı AB ülkelerinde
2,243, ABD’de 3,732, Yunanistan’da ise 774’tür. Ülkemizdeki Ar-Ge
faaliyetlerinde sanayinin payı %23.3 kamu sektörünün payı %14.5,
üniversitelerin payı ise %62.2 ‘dir. İleri ülkelerde sanayinin payı %50’nin
üzerindedir.
KAYNAKLAR
1.
Prof.
Dr. Niyazi KARASAR. Bilimsel Araştırma Yöntemi, 1995.
2.
Prof.
Dr. Niyazi KARASAR. Araştırmalarda Rapor Hazırlama, 1995.
3.
Prof.
Dr. Mahir PAMUKÇU, Prof. Dr. Sabri DİLMEN. Bilimsel Araştırma ve Yayınlarda
Temel İlkeler, 1975.
4.
Adwardh
J. HUNT. Tıp Araştırmalarında Bilimsel Değerlendirme ve Sunuş.
5.
Faik
ÇELİK. Tıbbi Makale ve Tez Yazım Kuralları.
6.
Dr.
Nazan BİLGEL. Tıbbi Bir Yazı Nasıl Yazılır.
7.
Alvan
R. FEINSTEIN, Tıp Araştırmalarında Biyoistatistik Değerlendirilmesinde Sık
Yapılan Yanlışlar.
8.
Edwardh
J HUNT, Tıp dergilerinde Danışmanlık ( “ Peer
Review “ ) Dünü, Bugünü ve Yarını.
9.
Bernand
LEVIN, Makale Yazımı, The Times, 3 Eylül 92, 10 :
|
|
|
|